ChannelDraw
Gianluca Costantini
Political Comics

[TR] Çizgilerle yaratılan Kalkan…

Sanatsal bir kampanya nasıl politik bir eyleme dönüştü?

Yazan: Elettra Stamboulis, 12 Mart 2021

Gianluca Costantini’nin yaptığı çizimler bir yandan hepimizin gözünden kaçanları korumaya alırken bir yandan da onlara birer kalkan oluşturmaktadır. Tıpkı Patrick Zaky’nin hikayesinde olduğu gibi. 
Uluslararası ve son derece prestijli bir üniversite kursu olan Bologna Üniversitesi’nde GEMMA Yüksek Lisans Derecesine kabul edilen parlak Mısırlı öğrenci Patrick Zaky Bologna şehrinde yaşamakta  ve araştırmalarını da buradan yürütmektedir.  Ancak Zaky, ailesini görmek ve tatil yapmak için evinde döndüğü sırada 7 Şubat 2020’de tutuklanır.

O bir siyasi partinin üyesi olmadığı gibi bir artist de değildi o bir aktivisttir. Düşünce suçlarından tutuklanmış ve bir yıldan fazla bir süredir tutuklu olarak yargılanan bu meçhul tutuklunun görünürlerde bir fotoğrafı bile da yoktur. 
Zaky’nin hikayesini öğrenen Gianluca her zamanki gibi en iyi yaptığı şeyi yaparak Zaky’nin resmini çizer ve bunu  7 Şubat’ta Facebook ve Twitter profillerinde paylaşır. Çizdiği resimde tutuklanmış, dikenli telle sarılmış, sakallı ve gözlüklü bir öğrenci, ve  “Patrick Zaky’ye Özgürlük” sözleri vardır. Kısa ve öz… Daha sonra bu çizim beklenmedik pek çok gelişmelere yol açacaktır. 

Tania Bruguera‘nın dediği gibi, “Ancak insanlar müdahale edip, katıldığında toplumda bir şeyler değişir” Sanat müze ve galerilerin ötesine taşındığında, insanlarda yarattığı işbirliği duygusu ile nasıl bir hareket başlatabileceği ve bu hareketin neler başarabileceğinin anlatan bu hikayenin gücü de buradan geliyor.  

Gianluca’nın attığı tweet’ten  birkaç gün sonra, Amnesty Italia bu çizimi kullanarak, Zaky’in  serbest bırakılması için “Aktivist olduğu için tutuklandı” altyazılı ile  bir kampanya başlattı. Ve bu  çizim çok kısa bir süre içinde bireysel aktivistler tarafından kullanılan, sokaklara asılan, tezgahlara bırakılan, doğaçlama kartonlara poster olarak basılıp yapıştırılan bir sembol  haline gelir. Ne yazık ki, bu sırada tüm dünyada başlayan karantina yüzünden, Zaky’nin imajının hızlı başlayan  yolculuğu ve yürütülen kampanyanın kaderi, sadece dijital mecralara mahkum kalır.

Constantini kampanyanın sürdürülmesi için yaratıcı bir hamle ile  Photoshop’la Zakyn’in çiziminden sanal bir afiş yaparak bu afişi Piazza Maggiore’de o sırada kullanılmayan  devasa bir  reklam alanına yapıştırılmış göstererek,  Bologna Belediye Başkanı Bay Merola’yı da etiketleyerek bu boş ticari reklam alanını  Zakyn’in kampanya için kullanabilmeleri için belediyenin kurumsal bir destek vermesini talep eder. Ertesi gün Belediye Başkanı onu arar ve  Constantini’nin 30 metre uzunluğunda ki afişi birkaç gün içinde başkentin tarihi meydanında yerini alır.  Meydanda yürüyüş yapanlar bu inisiyatifi benimsemekle kalmayıp bunu duyurulmasına da destek vermeye başlar. Afişin önünde kendi fotoğraflarını çekip bu fotoğrafları mesajlarıyla birlikte paylaşmaya başlamasıyla kampanya yine canlanır. Belki de virüs nedeniyle, zorunlu karantinanın daha empatik hale getirdiği insanların mesajları da coşku doluydu.  Bu afiş, bir yandan sokak sanatı ile şehrin kurumları arasında ki, kimi zaman, çatışmalar yaratan  bir tarihe aracılık ederken diğer yandan da yeniden birleştirici bir kamu görevi yapıyordu.

Girişim o kadar başarılı oldu ki (TV, basın ve sosyal medya bunu haber yaptı) birkaç gün sonra şirketler o zamana kadar boş olan bu alanın ticari değerini keşfettiler ve reklamlara yer açılsın diye afişi kaldırttılar. Sanal olarak yaratılan, sonra bir nesneye dönüştürülen ve ardından ekonomik nedenlerle kaldırılan,  Belediye Binası, San Petronio Bazilikası, Archiginnasio Kütüphanesinin yer aldığı ve şehrin tüm güçlerinin birleştiği yer olan  Piazza Maggiore’ye yerleştirilen bu  geçici eserin tarihi, şehir surlarındaki operasyonların, sınırlarının ve çelişkili ruhların içsel  bir özetiydi sanki…

Ancak bu olanlara karşı tepkinin gelmesi uzan sürmedi. Kamusal teşhiri şehrin kolektif bir meselesi olarak algılayan Labas’ın aktivistleri  13 Haziran’da orijinalin 1.500 fotokopisinden yapılmış bir mozaikte yeniden oluşturulmuş görüntüyü 10 x 15 m formatında parçalara ayırıp yeniden bir araya getirdiler. Ancak bu sefer önemli bir semantik fark vardı.  Bu görüntü Mısır polisi tarafından öldürülen ve işkence gören genç İtalyan araştırmacı Giulio Regeni’nin bir gösteride Zack’in portresini elinde tutuyormuş gibiydi. Bu eyleme katılan vatandaşlar Zack’in serbest bırakılması için yapılan bu eyleme olan bağlılıklarının kanıtı olarak Bologna Belediyesi’ne gönderdikleri mesajlarına fotoğraflarını da eklediler. 

Bu arada, Avrupa’nın en eski üniversitesi olan Bologna Üniversitesi, öğrencisinin serbest bırakılmasını talep etmek için harekete geçmeye karar verdikten sonra şöyle bir açıklama yaptı: “Akademik olarak araştırmacılar, öğrenciler, araştırmacı oldukları için bu şehirde yaşayanları koruma fikrinin aslında çok eski bir geçmişi vardır.  Bologna’nın tarihsel özelliği,  eski Paris’e kıyasla rektörlerini seçerek haklarını savunan bir öğrenciler birliği olarak anılan “ Universitas Scholarium” olmasıdır. İlk örgütlenen öğrenciler Bologna’daki  hancıların suistimallerine ve güçlerine karşı, kendi haklarını korumak  için örgütlenen Bolognalı olmayan öğrencilerdi. Bologna Üniversitesinin  kimliğini  oluşturan kurucular da aslında yabancı öğrencilerdir.  Bizler bugün Dekan, Öğretim Görevlileri ve Öğrenciler olarak bu uluslarası kimliğe yeniden sahip çıkarak  Zaky’nin silüetinin Temmuz ayında Archiginnasio Kütüphanesi’ne önüne yerleştirililmese karar verdik. Ayrıca Zaky bizden biri, o aramızda ve geri dönmeli” diyerek salgından sonra sosyal mesafe korunarak yeniden kullanılmaya başlanan çalışma salonlarına da onun silüetlerini koydular. 

Aynı zamanda, kentin kampanyaya verdiği desteği gören Belediye Başkanı, yeniden halka açık, sembolik bir yer arayışına girdikten sonra  28 Temmuz’da, çizimin olduğu poster Bologna şehrinin ikonik sembolü olan iki kulenin altına asıldı. 

Gidilen yol uzun ve zorlu olmasına rağmen Üniversite ve Belediye gibi iki kurumun farkındalığı diğer itici güçleri harekete geçirmeye başarmış ve Zaky’i için yapılan eylemlere yeni seslerde katılmaya başlamıştı. Konser ve festivallerde silüetler stantlara yerleştiriliyor, İtalya’nın çeşitli yerlerinde açık hava sinemalarında, meydanlarda ve kütüphanelerde de Zaky’nin silüetlerine yer veriliyordu.

Eylül ayında, geleneksel Cervia Uçurtma Festivali sırasında, gönüllüler Zaky’nin imajıyla bir uçurtma yaptılar. Yakın zamanda Mısır’da “ulusal güvenliğe olası tehditler” olarak uçurtmaların yasaklanmış olduğu göz önüne alındığında, bu eylemin  sembolik bir değeri vardı. Aslında Al Sisi, çok eski bir geçmişe dayanan uçurtmanın satışını ve kullanımını diğer sayısız yasaklarına dahil ederek, aralarında gençlerin de bulunduğu yüzlerce tutuklama kararlarını ve para cezalarını hayata geçirmiştir. Covid nedeneniyle yaşanan yasaklar sırasında, bu basit nesnenin Kahire ve İskenderiye’nin beton kulelerinin teraslarında kullanımının, en azından mecazi olarak, biraz temiz hava solumanın ve seyahat etmenin bir yolu olarak çarpıcı biçimde arttığı unutulmamalıdır.

Güneşte bugün yeni bir şey var – ama hayır,
Bu mesafeden bile.. Daha çok eski bir şeye benziyor
Menekşe renklerinden baktığımı hissediyorum ”

Bu Pascoli’nin “L’aquilone” (Uçurtma) şiiriydi.

Ve şu anda hala sıcak karşılanan ve sempati uyandıran bu imajı, bir sembol olarak kullanan aktivistlerin, derneklerin ve kurumların dahil olduğu bu olaylar eski bir şey var, ama bu aynı zamanda yeni bir şey.

Uzakta yaşıyoruz,  yeni araçlar kullanarak elde edilen sentetik bir görüntünün gücü sayesinde etkinleştirilebilen empatik bağlantı,  ancak türümüzün evrimiyle bağlantılı eski psişik süreçler üzerinde işleyen bir şeydir. Bireyler, Freud’un “Jensen’s Gradiva’da Sanrı ve Rüya”da sezdiği gibi, kendilerinde aradıkları bir şeyi engelleyen bir görüntüyle karşılaştıklarında, farkında olmasalar bile hareket ederler. İmge, temsil edilebilirliğin yokluğunda temsildir: Böylece, Zaky’nin görüş ve ilişkiden uzaklaştırıldığı için temsil edilmesi imkansız olan hapsedilmiş bedeni, kendisini oluşturan, ilişkileri dokuyan ve ortaya çıkaran çizgilerin ötesine geçen bu eylemde yeniden temsil edilebilir hale geldi. Batık kültürel ve sosyal kimlikler. Eski bir hikaye, haksız yere özgürlükten yoksun bırakılma, özneleri dahil ederek ve harekete geçirerek yeni ve görünür bir  hale getirildi. Tabii bunun nasıl biteceğini henüz bilmiyoruz. Ancak, bu eylemler  yapılmış ve bugünün ve geleceğin tüm Zaky’lerini korumak için hala orada durarak, kıyafetleri olmayan bir imparatoru gösterirler. Kimse onun ne kadar güzel bir elbisesi olduğunu söyleyemez.

Political Comics

Newsletter